![]() |
Yayın: Tantana Mizah Dergisi |
Bu blogda karikatürcü ve kısa mizah öykücüsü Serkan Sürek'in Kıbrıs Türk Basınında yayınlanmış karikatürleri ve mizah öyküleri yer alır. In this blog, cartoonists and short humor storyteller Serkan Sürek published cartoons and humor stories published in the Turkish Cypriot press.
7 Ocak 2019 Pazartesi
6 Ocak 2019 Pazar
ÖYKÜ
ELENİ’Yİ BEKLEYEN
ZWARTKOP ÇİÇEKLERİ
1968,
İlkbahar
Otuz yaşındaki Limasollu
Eleni, Famagusta’nın Varosha semtine gelin gelmişti. Burası 1960’ların
başından beri Doğu Akdeniz’in incisiydi. Lüks otelleri, bembeyaz kumsalı ve
uzun sahili, modern villaları, bar ve restoranlarıyla Avrupa’lı turistleri
ağırlıyordu. Balıkçılık yapan kocası Stefanos, geceleri yakamozda Akdeniz’in
mavi sularında avlanıyordu ve ailenin geçimini sağlıyordu. Yaşadıkları -Stefanos’un
babasından miras kalan- ev oldukça genişti. Semt kilisesinin yanında; kırmızı
kiremit çatılı, sarı renkli iki katlı bir evdi bu. Üst kattaki yatak
odalarındaki güneş gören üç küçük balkon, çiçekçiden aldığı Zwartkop bitkileri için
uygun diye düşündü Eleni… On iki Zwartkop
gövdesini saksılara aralıklarla ekti ve suladı.
1976,
Yaz
1974’teki savaşın
üzerinden iki sene geçmişti. Eleni ve Stefanos savaş sırasında Varosha’dan kaçarak
Limasol’a göç etmişlerdi. Yaşadıkları Varosha semtinin denize yakın kısmı, yerleşmeye
kapatılmıştı. Buraya artık “Kapalı
Maraş” deniyordu. Evleri, Kapalı Maraş’ın dikenli tellerle çevrili sınırın
kenarında kalmıştı. Tam evlerinin yanında, Türkçe, Rumca ve İngilizce yazılmış bir
askeri uyarıcı levha vardı:” Yasak bölge girilmez!”.
Terk edilmiş evlerinin üst kat balkonlarındaki
Zwartkop bitkileri, bakımsızlığa ve susuzluğa rağmen kurumamışlardı. Nemli
geceler boyunca oluşan çiğ damlalarından beslenen yaprakları ve gövdeleri
sayesinde hayatta kalmayı başarmışlardı
1984,
Sonbahar
On yıldır,
Kapalı Maraş’ta adeta zaman durmuştu sanki... Kaderine terk edilen sarı iki
katlı ev, bakımsızlıktan yıpranmıştı. Evin çatı kısmında çökmeler olmuştu.
Binanın dış sarı cephesinde sıvalar dökülmeye başlamıştı. Kapıları ve
pencereleri kırılmış, eski ve harabe bir eve dönüşmüştü. Evde yaşama dair tek
kanıt, halen hayatta kalan ve bir umut Eleni’yi bekleyen Zwartkop çiçekleriydi.
2018,
Kış
Kıbrıs’ta
kapıların açılmasından on beş yıl sonra, Kapalı Maraş’ın yanı başındaki Derinya
sınır kapısı da açılmıştı. On sene önce eşini kaybeden Eleni haberi gazetede
okuyunca heyecanlandı, tüm cesaretini topladı; Limasol’dan yola çıkarak önce
Derinya’ya vardı, oradan da Türk kesimine geçerek Mağusa’ya geldi. Evini
bulması çok zor olmadı… Otuzlu yaşlarda bıraktığı evine seksenli yaşlarda
dönmüştü. Kocasıyla kurduğu mutlu yuva işte burasıydı. Bakımsızlıktan harabeye
dönmüş iki katlı sarı evinin önündeydi. Uzun süre üst balkondaki Zwartkop
bitkilerine baktı, gözlerine inanamıyordu; ektiği çiçekler hala yaşıyordu. Uzun
süre balkondaki çiçeklere bakarak ağladı. Büyük bir hüzünle şehrine geri döndü…
2020,
İlkbahar
Limasolda’ki Eleni’nin
mermer mezarı üzerinde dikili Zwartkop çiçekleri geçen iki senede büyümüştü. Ilık
ilkbahar meltemi eserken, bir Kırlangıç kuyruk
kelebeği çiçeklerin arasından göründü. Onun hasret ve acı yüklü ruhu, bir
kelebekte hayat bulmuştu. Siyah, beyaz, mavi benekli, büyük kanatlı göz alıcı kelebek;
bahar esintisiyle beraber Varosha’ya doğru uçarak gözden kayboldu…
Yazan:
Serkan Sürek
Yayın:
Tantana mizah dergisi,
Sayı:
83, Tarih: 28.11.2018
5 Ocak 2019 Cumartesi
HAKKIMDA
1973 yılında İzmir’de doğdu. İlk-orta ve lise öğrenimini İzmir’de
tamamladı. 1997’de Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümünü bitirdi. Aynı yıl
KKTC’ye yerleşti. 1997’den beri KKTC’de coğrafya öğretmenliği yapmaktadır.
Gazimağusa’ da ikamet etmektedir. Evli
ve 2 çocuk babasıdır.
Karikatür çizmeye çocukken başladı.
İlk karikatürleri Ege Bölgesi gazetesi Yeni Asır’ın mizah eki “GICIK” da
yayımlandı. Kıbrıs’ta 2003’den günümüze kadar karikatürleri çeşitli gazetelerde
yayımlandı. (Halkın Sesi, Havadis, Kıbrıs, Haberdar, Vatan, Yeni Düzen, Afrika
gazeteleri, Yeni bakış Gazeteleri) 14-18
Aralık 2009 tarihinde Lefkoşa Saçaklı Ev’de (Dünya savaşlarına hayır!)
kavramıyla ilk kişisel karikatür sergisini açmıştır. Kıbrıs Türk Karikatürcüler
Derneği üyesidir.
Ulusal
ve uluslararası karikatür sergilerine ve yarışmalarına katılan çizerin 5
uluslararası ödülü bulunmaktadır: 4.
Uluslararası Yeni Boğaziçi Pulya festivali.( En genç karikatürist ödülü-2011), 5. Yeni Boğaziçi Pulya festivali. (Altın
Pulya ödülü-2012), Girne Belediyesi 5.
Uluslararası Zeytin Karikatürleri yarışması Finalist diploması (2016), Planet Calling SOS! Dünya çevre sorunları
uluslararası karikatür yarışması Finalist diploması Berlin- Almanya(2018), Arı ve arıcılık konulu uluslararası
karikatür yarışması finalist diploması Dolyna-Ukrayna.(2018)
Çizer, 2011’den günümüze Kuzey Kıbrıs’ta Gazimağusa, Lefkoşa, Girne,
Güzelyurt ve İskele çevresindeki birçok festivale ve okul şenliklerine
katılarak canlı portre karikatür çizimleri yapmıştır. 2012 yılında Kıbrıs Kanal
T’de (İki Kelime) adlı TV programında 12 hafta konukların canlı portre
karikatürlerini çizmiştir. Kuzey Kıbrıs’ta yeni bir çizgi bant karikatürü
(Bıcırıklar) yaratmıştır. Ayrıca kısa bir süre (Deli Mesut) adını verdiği
işsiz bir üniversite mezununun durumunu anlatan başka bir çizgi bant serisi de
çizmiştir. Bu çizgi bant karikatürleri, 2013 Ekim ayından 2016 Haziran ayına kadar
Kuzey Kıbrıs’taki Mesarya dergisinde (Babutsa dikeni) adını verdiği mizah sayfalarında
yayımlanmıştır. Çizer, karikatürün yanında kısa mizah (gülmece) öyküleri de
yazmaya başlamıştır. 19 kısa mizah öyküsü, Kuzey Kıbrıs’ta Afrika gazetesinin
(Afrika Pazar) sanat ekinde yayımlanmıştır. Serkan Sürek, 2016-2018 yılları
arasında 95 hafta, Yeni bakış Gazetesinde (karikatür atölyesi) adıyla haftalık
bir mizah sayfası hazırlamıştır.2018 Kasım ayından itibaren her hafta Vatan
Gazetesi mizah eki Tantana ’da (Mizah atölyesi) adıyla karikatürleri ve kısa
mizah öyküleri yayımlanmaktadır.
Bir
eğitimci olarak hedefleri arasında gençlere karikatür sevgisini aşılamak ve
yeni bir karikatürcü neslin yetişmesine katkı koymak vardır. Bu amaç
doğrultusunda 3 yıl Mağusa Kültür Derneğinde karikatür eğitmenliği yapmıştır.
2015-2016 öğretim yılından beri görev yaptığı Namık Kemal Lisesi’nde Karikatür
Atölyesi kurup öğrenci yetiştirmeye başlamıştır. Uygun zamanlarda okullarda bu
konuda öğrencilere seminerler sunmaktadır.
TANTANA MİZAH DERGİSİ
4 Ocak 2019 Cuma
ÖYKÜ
NARKOTİK KÖPEĞİ ZEYTİN
Adım Zeytin. 3 yaşındayken kamu görevlisi olarak KKTC narkotik
şubesinde göreve başladım. Doğrusunu isterseniz sokaklar sahipsiz köpeklerle
dolup taşarken, bu köpekler arasından ben seçildim. Tercih edilmemde yeteneklerim
yanında eski başbakanının köpeği olmamın da etkisi oldu tabii... Başbakanının beni
sahiplenmesi için çok peşinden koştum. En nihayetinde beni evine aldı… Aslında,
narkotik köpeği olmayı ben istemedim. Başbakanının evini korumakla görevli bir
polisin dikkatini çektim. (Diğer tüm Labradorlar gibi hızlı, hareketli, oyuncu
bir yaradılışa sahibim. Burnum çok iyi koku alır. Sezgilerim de güçlüdür. Biraz
övünmek gibi olacak ama oldukça da zekiyimdir.) Bu yönlerim fark edilince, polis;
narkotik şubeden bir köpeğe ihtiyaç olduğu haberini başbakanın eşine söyledi.
Hanımefendi beni pek sevmezdi, bunu duyunca beni evden göndermek için başbakanı
ikna etti. Kamu Hizmeti Komisyonu münhal açtı. Açılan münhale yüzlerce köpek
başvurdu fakat benim işe alınacağım garantiydi. Yani açılan münhal sınavı
formaliteydi. Sınavı kazandım. 2010 yılından beri Lefkoşa narkotik polisine
bağlı çalışıyorum. Dikmen’deki narkotik şubeye bağlı köpek eğitim merkezinde
bir yıl süreyle sıkı bir eğitim aldım. Sezgilerim güçlüdür. Orada bütün
uyuşturucuları koklayıp tanıdım… Ama artık canıma tak etti, şimdi Ercan’da tek
başıma grevdeyim! Yahu, Kuzey Kıbrıs’ta kamu görevlisi olmanın ne demek
olduğunu bilmiyor musunuz? Karpuz yatarak büyür, bizim devlet memurları el ense
yatarak maaş alır! Ben tam 6 yıldır gece-gündüz demeden Ercan’da çalışıyorum.
Bir günden bir güne nezle oldum, işe gelmem demedim. Veteriner Savaş Abi’den
sahte hasta raporu almadım. Yurtdışından gelen yolcuların poposunu, çorabını,
bavulunu koklamaktan burnum yara oldu; buna rağmen sadık bir Labrador olarak
gıkım çıkmadı. Bulup yakaladığım esrarı, eroini, bonzaiyi toplayıp bavullara
koysanız uçak kargosuna sığmaz. Bunun karşılığında ben ne aldım? “Aferin Zeytin”, deyip başımı okşayan polis Uğur Abi’nin
verdiği bir kutu köpek maması… İddia ederim ki Kuzey Kıbrıs’ta kamu görevlileri
içinde en çok çalışan benim. 24 saat göreve hazır beklerim. Bazen içimden bu
kadar çalışmaya değer mi diye sorarım. Müşavirlere bakın, evde oturup 10 bin TL
maaşı cebe indiriyorlar… Zavallı ben! Dilim beş karış dışarda kan ter içinde
çalışırım. Bana harcanan aylık mama parasını toplasanız 1,000 TL etmez. Kusura
bakmasınlar ben bu kadar ucuza gitmem! Eşit işe eşit ücret benim de hakkım
değil mi? Köpeksem köle miyim? Ben de
dolgun maaş karşılığı et isterim… Ah! Ah! Uyuşturucu baronlarından ne pirzolalı,
köfteli rüşvet teklifleri aldım… Fakat onurlu bir köpeğim, bu ahlaksız
tekliflerin tümünü burnumun tersiyle ittim. Şimdi emekli olmaya zorlanıyorum. Düşenin
dostu olmaz derler… Vallahi doğruymuş! Şimdi yeni başbakanın emriyle narkotik
şubeye alınan Zeyna’yı popüler yapmaya çalışıyorlar. Baskılar beni yıldıramaz! Hakkımı
alana kadar Ercan’daki dedektörlük görevimi bırakıyorum! Kuzey Kıbrıs
uyuşturucu cenneti olmadan özlük haklarımın sağlanması konusunda hükümeti
göreve davet ediyorum...
Yazan: Serkan
Sürek
Yayın: Tantana
Mizah Dergisi,
Sayı: 82, Tarih: 21.11.2018
3 Ocak 2019 Perşembe
2 Ocak 2019 Çarşamba
ÖYKÜ
BADADEZ CUMHURİYETİ
Bir varmış, bir yokmuş,
Badadez Cumhuriyetinde
iş bilmez çokmuş…
xxx
Ülkede badadez
bulunmaz olmuş,
vatandaşın pazarda,
gözleri dolmuş.
xxx
Pazarcı, badadez
altındır demiş,
Növber Deyze, gendini
gramla yemiş.
xxx
Bakan demiş; “badadez
yoğsa
napayım size”
“kilerde çok,
gelin götüreyim bize”
xxx
Gat kravat bakan,
sınıfta kalmış
koyunların yanında
saksafon çalmış.
xxx
Badadez Cumhuriyeti bu,
olmaz mı hiç badadez,
ekim yoğsa yeterli
ne badadez, ne da
bullez.
xxx
Badadez gazzık oldu,
fiyatı tam yirmi beş
alan yok ki çürüdü,
hepsi ziyan, hepsi leş.
xxx
Hade gelin beraber
badadezi ekelim,
yüzsüz tüccar utanmaz,
kabusuna girelim.
xxx
Badadez sarı altın,
değerini bilelim
açık musluk altında
toprağını silelim.
xxx
Yazan: Serkan Sürek
Yayın: Tantana Mizah Dergisi,
Sayı: 81, Tarih:
14.11.2018
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Cartoon by Serkan Sürek International cartoon competition on bee and beekeeping Dolyna-Ukraine. (2019)
-
Cartoon by Serkan Sürek International cartoon competition on bee and beekeeping Dolyna-Ukraine. (2019)













