6 Ocak 2019 Pazar

KARİKATÜR

Yayın: Yeni Bakış Gazetesi

ÖYKÜ



ELENİ’Yİ BEKLEYEN ZWARTKOP ÇİÇEKLERİ
1968, İlkbahar
Otuz yaşındaki Limasollu Eleni, Famagusta’nın  Varosha  semtine gelin gelmişti. Burası 1960’ların başından beri Doğu Akdeniz’in incisiydi. Lüks otelleri, bembeyaz kumsalı ve uzun sahili, modern villaları, bar ve restoranlarıyla Avrupa’lı turistleri ağırlıyordu. Balıkçılık yapan kocası Stefanos, geceleri yakamozda Akdeniz’in mavi sularında avlanıyordu ve ailenin geçimini sağlıyordu. Yaşadıkları -Stefanos’un babasından miras kalan- ev oldukça genişti. Semt kilisesinin yanında; kırmızı kiremit çatılı, sarı renkli iki katlı bir evdi bu. Üst kattaki yatak odalarındaki güneş gören üç küçük balkon, çiçekçiden aldığı Zwartkop bitkileri için uygun diye düşündü Eleni… On iki  Zwartkop gövdesini saksılara aralıklarla ekti ve suladı.
1976, Yaz
1974’teki savaşın üzerinden iki sene geçmişti. Eleni ve Stefanos savaş sırasında Varosha’dan kaçarak Limasol’a göç etmişlerdi. Yaşadıkları Varosha semtinin denize yakın kısmı, yerleşmeye kapatılmıştı. Buraya artık  “Kapalı Maraş” deniyordu. Evleri, Kapalı Maraş’ın dikenli tellerle çevrili sınırın kenarında kalmıştı. Tam evlerinin yanında, Türkçe, Rumca ve İngilizce yazılmış bir askeri uyarıcı levha vardı:” Yasak bölge girilmez!”.
 Terk edilmiş evlerinin üst kat balkonlarındaki Zwartkop bitkileri, bakımsızlığa ve susuzluğa rağmen kurumamışlardı. Nemli geceler boyunca oluşan çiğ damlalarından beslenen yaprakları ve gövdeleri sayesinde hayatta kalmayı başarmışlardı
1984, Sonbahar
On yıldır, Kapalı Maraş’ta adeta zaman durmuştu sanki... Kaderine terk edilen sarı iki katlı ev, bakımsızlıktan yıpranmıştı. Evin çatı kısmında çökmeler olmuştu. Binanın dış sarı cephesinde sıvalar dökülmeye başlamıştı. Kapıları ve pencereleri kırılmış, eski ve harabe bir eve dönüşmüştü. Evde yaşama dair tek kanıt, halen hayatta kalan ve bir umut Eleni’yi bekleyen Zwartkop çiçekleriydi.
2018, Kış
Kıbrıs’ta kapıların açılmasından on beş yıl sonra, Kapalı Maraş’ın yanı başındaki Derinya sınır kapısı da açılmıştı. On sene önce eşini kaybeden Eleni haberi gazetede okuyunca heyecanlandı, tüm cesaretini topladı; Limasol’dan yola çıkarak önce Derinya’ya vardı, oradan da Türk kesimine geçerek Mağusa’ya geldi. Evini bulması çok zor olmadı… Otuzlu yaşlarda bıraktığı evine seksenli yaşlarda dönmüştü. Kocasıyla kurduğu mutlu yuva işte burasıydı. Bakımsızlıktan harabeye dönmüş iki katlı sarı evinin önündeydi. Uzun süre üst balkondaki Zwartkop bitkilerine baktı, gözlerine inanamıyordu; ektiği çiçekler hala yaşıyordu. Uzun süre balkondaki çiçeklere bakarak ağladı. Büyük bir hüzünle şehrine geri döndü…

2020, İlkbahar
Limasolda’ki Eleni’nin mermer mezarı üzerinde dikili Zwartkop çiçekleri geçen iki senede büyümüştü. Ilık ilkbahar meltemi eserken,  bir Kırlangıç kuyruk kelebeği çiçeklerin arasından göründü. Onun hasret ve acı yüklü ruhu, bir kelebekte hayat bulmuştu. Siyah, beyaz, mavi benekli, büyük kanatlı göz alıcı kelebek; bahar esintisiyle beraber Varosha’ya doğru uçarak gözden kayboldu…

Yazan: Serkan Sürek
Yayın: Tantana mizah dergisi,
Sayı: 83, Tarih: 28.11.2018



5 Ocak 2019 Cumartesi

KARİKATÜR

Yayın: Mesarya Dergisi


HAKKIMDA



1973 yılında İzmir’de doğdu. İlk-orta ve lise öğrenimini İzmir’de tamamladı. 1997’de Ankara Üniversitesi Coğrafya Bölümünü bitirdi. Aynı yıl KKTC’ye yerleşti. 1997’den beri KKTC’de coğrafya öğretmenliği yapmaktadır. Gazimağusa’ da ikamet etmektedir.  Evli ve 2 çocuk babasıdır.
 Karikatür çizmeye çocukken başladı. İlk karikatürleri Ege Bölgesi gazetesi Yeni Asır’ın mizah eki “GICIK” da yayımlandı. Kıbrıs’ta 2003’den günümüze kadar karikatürleri çeşitli gazetelerde yayımlandı. (Halkın Sesi, Havadis, Kıbrıs, Haberdar, Vatan, Yeni Düzen, Afrika gazeteleri, Yeni bakış Gazeteleri)     14-18 Aralık 2009 tarihinde Lefkoşa Saçaklı Ev’de (Dünya savaşlarına hayır!) kavramıyla ilk kişisel karikatür sergisini açmıştır. Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği üyesidir.
            Ulusal ve uluslararası karikatür sergilerine ve yarışmalarına katılan çizerin 5 uluslararası ödülü bulunmaktadır: 4. Uluslararası Yeni Boğaziçi Pulya festivali.( En genç karikatürist ödülü-2011),  5. Yeni Boğaziçi Pulya festivali. (Altın Pulya ödülü-2012), Girne Belediyesi 5. Uluslararası Zeytin Karikatürleri yarışması Finalist diploması (2016),  Planet Calling SOS! Dünya çevre sorunları uluslararası karikatür yarışması Finalist diploması Berlin- Almanya(2018), Arı ve arıcılık konulu uluslararası karikatür yarışması finalist diploması Dolyna-Ukrayna.(2018)
Çizer, 2011’den günümüze Kuzey Kıbrıs’ta Gazimağusa, Lefkoşa, Girne, Güzelyurt ve İskele çevresindeki birçok festivale ve okul şenliklerine katılarak canlı portre karikatür çizimleri yapmıştır. 2012 yılında Kıbrıs Kanal T’de (İki Kelime) adlı TV programında 12 hafta konukların canlı portre karikatürlerini çizmiştir. Kuzey Kıbrıs’ta yeni bir çizgi bant karikatürü (Bıcırıklar)  yaratmıştır. Ayrıca kısa bir süre (Deli Mesut) adını verdiği işsiz bir üniversite mezununun durumunu anlatan başka bir çizgi bant serisi de çizmiştir. Bu çizgi bant karikatürleri, 2013 Ekim ayından 2016 Haziran ayına kadar Kuzey Kıbrıs’taki Mesarya dergisinde (Babutsa dikeni) adını verdiği mizah sayfalarında yayımlanmıştır. Çizer, karikatürün yanında kısa mizah (gülmece) öyküleri de yazmaya başlamıştır. 19 kısa mizah öyküsü, Kuzey Kıbrıs’ta Afrika gazetesinin (Afrika Pazar) sanat ekinde yayımlanmıştır. Serkan Sürek, 2016-2018 yılları arasında 95 hafta, Yeni bakış Gazetesinde (karikatür atölyesi) adıyla haftalık bir mizah sayfası hazırlamıştır.2018 Kasım ayından itibaren her hafta Vatan Gazetesi mizah eki Tantana ’da (Mizah atölyesi) adıyla karikatürleri ve kısa mizah öyküleri yayımlanmaktadır.
            Bir eğitimci olarak hedefleri arasında gençlere karikatür sevgisini aşılamak ve yeni bir karikatürcü neslin yetişmesine katkı koymak vardır. Bu amaç doğrultusunda 3 yıl Mağusa Kültür Derneğinde karikatür eğitmenliği yapmıştır. 2015-2016 öğretim yılından beri görev yaptığı Namık Kemal Lisesi’nde Karikatür Atölyesi kurup öğrenci yetiştirmeye başlamıştır. Uygun zamanlarda okullarda bu konuda öğrencilere seminerler sunmaktadır.


TANTANA MİZAH DERGİSİ

Tantana mizah dergisi (Vatan Gazetesi eki) Her çarşamba yayınlanır.


Kapak karikatürü: Serkan Sürek, Sayı:82


4 Ocak 2019 Cuma

ÖYKÜ



NARKOTİK KÖPEĞİ ZEYTİN


Adım Zeytin. 3 yaşındayken kamu görevlisi olarak KKTC narkotik şubesinde göreve başladım. Doğrusunu isterseniz sokaklar sahipsiz köpeklerle dolup taşarken, bu köpekler arasından ben seçildim. Tercih edilmemde yeteneklerim yanında eski başbakanının köpeği olmamın da etkisi oldu tabii... Başbakanının beni sahiplenmesi için çok peşinden koştum. En nihayetinde beni evine aldı… Aslında, narkotik köpeği olmayı ben istemedim. Başbakanının evini korumakla görevli bir polisin dikkatini çektim. (Diğer tüm Labradorlar gibi hızlı, hareketli, oyuncu bir yaradılışa sahibim. Burnum çok iyi koku alır. Sezgilerim de güçlüdür. Biraz övünmek gibi olacak ama oldukça da zekiyimdir.) Bu yönlerim fark edilince, polis; narkotik şubeden bir köpeğe ihtiyaç olduğu haberini başbakanın eşine söyledi. Hanımefendi beni pek sevmezdi, bunu duyunca beni evden göndermek için başbakanı ikna etti. Kamu Hizmeti Komisyonu münhal açtı. Açılan münhale yüzlerce köpek başvurdu fakat benim işe alınacağım garantiydi. Yani açılan münhal sınavı formaliteydi. Sınavı kazandım. 2010 yılından beri Lefkoşa narkotik polisine bağlı çalışıyorum. Dikmen’deki narkotik şubeye bağlı köpek eğitim merkezinde bir yıl süreyle sıkı bir eğitim aldım. Sezgilerim güçlüdür. Orada bütün uyuşturucuları koklayıp tanıdım… Ama artık canıma tak etti, şimdi Ercan’da tek başıma grevdeyim! Yahu, Kuzey Kıbrıs’ta kamu görevlisi olmanın ne demek olduğunu bilmiyor musunuz? Karpuz yatarak büyür, bizim devlet memurları el ense yatarak maaş alır! Ben tam 6 yıldır gece-gündüz demeden Ercan’da çalışıyorum. Bir günden bir güne nezle oldum, işe gelmem demedim. Veteriner Savaş Abi’den sahte hasta raporu almadım. Yurtdışından gelen yolcuların poposunu, çorabını, bavulunu koklamaktan burnum yara oldu; buna rağmen sadık bir Labrador olarak gıkım çıkmadı. Bulup yakaladığım esrarı, eroini, bonzaiyi toplayıp bavullara koysanız uçak kargosuna sığmaz. Bunun karşılığında ben ne aldım? “Aferin Zeytin”,  deyip başımı okşayan polis Uğur Abi’nin verdiği bir kutu köpek maması… İddia ederim ki Kuzey Kıbrıs’ta kamu görevlileri içinde en çok çalışan benim. 24 saat göreve hazır beklerim. Bazen içimden bu kadar çalışmaya değer mi diye sorarım. Müşavirlere bakın, evde oturup 10 bin TL maaşı cebe indiriyorlar… Zavallı ben! Dilim beş karış dışarda kan ter içinde çalışırım. Bana harcanan aylık mama parasını toplasanız 1,000 TL etmez. Kusura bakmasınlar ben bu kadar ucuza gitmem! Eşit işe eşit ücret benim de hakkım değil mi?  Köpeksem köle miyim? Ben de dolgun maaş karşılığı et isterim… Ah! Ah! Uyuşturucu baronlarından ne pirzolalı, köfteli rüşvet teklifleri aldım… Fakat onurlu bir köpeğim, bu ahlaksız tekliflerin tümünü burnumun tersiyle ittim. Şimdi emekli olmaya zorlanıyorum. Düşenin dostu olmaz derler… Vallahi doğruymuş! Şimdi yeni başbakanın emriyle narkotik şubeye alınan Zeyna’yı popüler yapmaya çalışıyorlar. Baskılar beni yıldıramaz! Hakkımı alana kadar Ercan’daki dedektörlük görevimi bırakıyorum! Kuzey Kıbrıs uyuşturucu cenneti olmadan özlük haklarımın sağlanması konusunda hükümeti göreve davet ediyorum...

Yazan: Serkan Sürek
Yayın: Tantana Mizah Dergisi,
Sayı: 82, Tarih: 21.11.2018

KARİKATÜR

Yayın: Yeni Bakış Gazetesi


3 Ocak 2019 Perşembe

KARİKATÜR

Yayın: Yeni Bakış Gazetesi


Yayın: Yeni Bakış Gazetesi


Yayın: Yeni Bakış Gazetesi


2 Ocak 2019 Çarşamba

ÖYKÜ




BADADEZ CUMHURİYETİ

Bir varmış, bir yokmuş,
Badadez Cumhuriyetinde
iş bilmez çokmuş…
xxx
Ülkede badadez
 bulunmaz olmuş,
vatandaşın pazarda,
gözleri dolmuş.
xxx
Pazarcı, badadez
 altındır demiş,
Növber Deyze, gendini
gramla yemiş.
xxx
Bakan demiş; “badadez yoğsa
 napayım size”
“kilerde çok,
gelin götüreyim bize”
xxx
Gat kravat bakan,
sınıfta kalmış
koyunların yanında
saksafon çalmış.
xxx
Badadez Cumhuriyeti bu,
olmaz mı hiç badadez,
ekim yoğsa yeterli
ne badadez, ne da bullez.
xxx
Badadez gazzık oldu,
fiyatı tam yirmi beş
alan yok ki çürüdü,
 hepsi ziyan, hepsi leş.
xxx
Hade gelin beraber
 badadezi ekelim,
yüzsüz tüccar utanmaz,
kabusuna girelim.
xxx
Badadez sarı altın,
 değerini bilelim
açık musluk altında
toprağını silelim.
xxx
Yazan: Serkan Sürek
Yayın: Tantana Mizah Dergisi,
 Sayı: 81, Tarih: 14.11.2018

KARİKATÜR

Yayın: Yeni Bakış Gazetesi


Yayın: Yeni Bakış Gazetesi


Yayın: Yeni Bakış Gazetesi


Cartoon by Serkan Sürek International cartoon competition on bee and beekeeping  Dolyna-Ukraine. (2019)